Title
Yardıma mı ihtiyacınız var?

Talep oluşturun, talebiniz bize ulaştığında sizi hemen arayalım.

Talep Et Kapat
1. Oda
2. Oda Odayı Sil
3. Oda
Odayı Sil
4. Oda
Odayı Sil
ODA EKLE
1. Oda
2. Oda Odayı Sil
ODA EKLE
Giriş Tarihi Tarih Seçiniz
Çıkış Tarihi Tarih Seçiniz
Giriş tarihi seçiniz
Çıkış tarihi seçiniz
Tarihlerimden Emin Değilim
Oda ve Kişi Sayısı 1 Oda
Hemen Ara
Sonuçları Haritada Göster

Beypazarı Otelleri

Fiyatları görmek için tarih seçiniz.
tesisin tanesini görüntülediniz

Cumbalı Evler Arasındaki Tarih Kokusu”

Tarihi evleriyle Evliya Çelebi’nin bile ilgisini çeken Beypazarı, Ankara’nın 100 km batısında yer alıyor. İlk ismi Lagania (kaya doruğu ülkesi) olan ve Bizans İmparatorluğu’nun piskoposluk merkezi konumundaki ilçe, pek çok eski uygarlığa da ev sahipliği yapmış. Bu devletler sırasıyla Hititler, Frigler, Galatlar, Roma ve Bizans İmparatorlukları, Anadolu Selçuklu Devleti ve Osmanlı İmparatorluğu bulunuyor. Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Bey’in dedesi Gazi Gündüzalp, bu bölgeye yerleşmiş, öldüğünde buraya defnedilmiş. Türbesi ilçenin Hırkatepe Köyü'nde bulunuyor.

Şehre girdiğinizde sizi taş döşeli sokaklar, cumbalı konaklar karşılıyor. Her köşeden, beş çaylarının vazgeçilmezi ve sadece bu ilçede yapılan Beypazarı kurusunun ve tarhanasının kokusu geliyor. Cumbalarda kurutulan meyve ve sebzelerle birlikte güler yüzlü insanlar görüyorsunuz. Arnavut kaldırımlı sokaklardan yürüyerek şehri kuşbakışı görebileceğiniz Hıdırlık Tepesi’ne ulaştığınızda ise, gözünüzün alabildiğine sıra sıra konaklar ve sokaklarla enfes bir ilçede olduğunuzu anlıyorsunuz. İşte karşınızda meşhur Beypazarı Konakları... 3000e yakın konağın kimi restore edilip müze olmuş, kimi otel, kimi restoran. Siz de yürürken herhangi bir kapıyı çalıp, o dönemi yaşama şansına sahipsiniz.

Beypazarı konakları, hala bölge halkı tarafından kullanılmaya devam ediliyor. İki veya üç katlı olan konaklar yapılırken zemin katları taş, üst katları ahşaptan inşa edilmiş. Çok sayıda yangın yaşayan Beypazarı halkı, taş zeminlerle konakların yangından daha az etkilenmesini sağlamış. Pencere sayısının çokluğu konağın sahibinin ne kadar zengin olduğunu gösteriyor. Evlerin en üst kısmına “guşgana” deniliyor ve yarım kalmış gibi görünüyor. Konaklarda mutlaka bir oda yarım bırakılırmış, nazar değmesin diye. Beypazarı'nda evler bitişik nizam, pencereler kapılar birbirine bakıyor. Kapılar her zaman açık. İnsanların dostluğu, samimiyeti, size de bulaşıyor ilçe sokaklarında dolaşırken. Her odada, yüklük, içinde de banyo var. Konaklama yaptığınız restore edilen otellerde de buna dikkat edilmiş ve yüklük banyolar kullanılmış. Hem yöresel yemeklerin tadına varmak, hem de konak hayatını yaşamak için, restore edilmiş Beypazarı konaklarının birinde bir gece mutlaka geçirmelisiniz. Konakların dışında biraz daha küçük olan evler ise, yöresel gıdalar ya da gümüş satan mağazalara ev sahipliği yapıyor.

Su katılmadan tereyağ, un, maya, şeker, biraz da tarçının yoğrulup, baklava dilimi halinde kesilip fırınlanmasıyla yapılan Beypazarı kurusu, aylarca saklanabilen bir galeta çeşidi. Onlarca fırında, gün içinde yüzlerce tepsi yapılan ve ülke pazarına da sunulan Beypazarı kurusu, ilçenin ekonomisine de katkıda bulunuyor.

Telkari gümüş işlemeciliği de Beypazarı denilince ilk akla gelen simgelerden. Tel ne kadar ince olursa, takının değeri bir o kadar daha artıyor ve hepsi birbirinden güzel el işi takıları Belediye binasındaki Gümüşçüler Çarşısı’nda ve şehir içindeki gümüş satan mağazalarda görebilirsiniz.

Beypazarı havucu ve havuçlu lokumu ise, ülkenin havuç deposu olan ilçeye ekonomik anlamda büyük gelir sağlıyor.

Her yıl Haziran ayının ilk haftası yapılan Uluslararası Beypazarı ve Yöresi Şenlikleri, binlerce kişiyi buluşturuyor. Konserlerle, etkinliklerle renklendirillmiş, onlarca ülkenin tanıtım stantları arasında keyifli 3 gün geçirebilir ve alışveriş yapabilirsiniz.

Şehrin güzelliğini daha da arttıran yakın çevredeki doğal güzellikler, Beypazarı kaplıca ve termal tesisleri ile yaylalar, şehir hayatından sıkılanlar için pek çok alternatif sunuyor.

Doğa yürüyüşleri, atla gezmek, golf oynamak, trekking gibi aktivitelerin yanında, gölet kenarında konaklama imkanı da sunan Eğriova Yaylası'nda ayrıca, her yıl Karaşar Eğriova Yayla Şenliği de düzenleniyor.

Kirmir Çayı ve Gönen Vadisi ile her yıl Piknik ve Güveç Günü düzenlenen Tekke Yaylası piknik alanı olarak kullanılıyor. Karagöl’de küçük bungalovlar kiralayarak, göl kıyısında sakin bir hafta sonu geçirebilirsiniz.

Alaattin Sokak, yöresel ürünlerin satıldığı ve restore edilip hizmete açılan birçok konağın da bulunduğu, turistlerin en çok tercih ettiği yer. Yöre kadınlarının kendi elleriyle yaptıkları ev makarnası, cevizli sucuk, tarhana, el oyaları gibi ürünleri buradan alabilirsiniz. Dokuma, kilim, nakış ve gümüş atölyelerini gezebilir, alışveriş yapabilirsiniz. İmaret Meydanı’nda açılan 'El Sanatları Meslekleri' dükkanlarında; unutulmaya yüz tutmuş mesleklerden olan semercilik, kalaycılık, yorgancılık, dokumacılık, kunduracılık ve bindallı işlemeciliği yapan ustalardan da ürünler alabilirsiniz.