Title
Uzun Süre İşlem Yapmadınız

Listelenen otel fiyatları zaman aşımından dolayı değişmiş olabilir.Güncel fiyatlara erişmek için sayfayı yenileyin.

SAYFAYI YENİLE
Yeni
1. Oda
2. Oda Odayı Sil
ODA EKLE
1. Oda
2. Oda Odayı Sil
ODA EKLE
1. Oda
2. Oda Odayı Sil
ODA EKLE
Giriş Tarihi 26 Tem 2026 Pa
Çıkış Tarihi 27 Tem 2026 Pz
Giriş tarihi seçiniz
Çıkış tarihi seçiniz
Tarihlerimden Emin Değilim
Oda ve Kişi Sayısı 1 Oda, 2 Yetişkin
Hemen Ara
Sonuçları Haritada Göster

San Francisco Otelleri

tesisin tanesini görüntülediniz

“Macera Şehir” California eyaletine bağlı olan San Francisco Amerika’nın 13. büyük şehri. Üç tarafı denizlerle çevrili olan yarımadaya Alcatraz, Yerba buena, Treasure, Farallon adaları da eşlik ediyor. Kendine has bir kültüre sahip olan şehir bunu içerisinde barındırdığı çok sayıda farklı kültürü harmanlamasına borçlu. İlk olarak 10.000 yıl önce yerleştikleri düşünülen Amerikan yerlileri 19. yüzyıldan itibaren Avrupa’lı yerleşimciler ile yapılan savaşlar ve salgın hastalıklar nedeniyle tamamen yok olmuşlar bu bölgeden. Bölgeye ilk gelen Avrupalı, 18. yüzyılda İspanyol kaşif Don Gaspar de Portolar burada koloni kurmuş, daha sonra gelen Ruslar ise bölgenin daha güneyine yerleşmişler. Meksika’nın bağımsızlık kazanması ile de bölgeyi ele geçiren Meksikalılar tarafından İspanyol etkinliği sona ermiş. Son olarak ta 1847’de Amerika bölgeyi savaşarak alır. Tipik Akdeniz iklimi görülen şehirde okyanus un havayı ılmanlaştırması sebebiyle kar görülmez. Ayrıca sigara ve tütün kullanımı şehrin çoğu yerinde yasak. Ayrıca 21 yaş altındakilere alkollü içecek satışı da yasak. 1906’da şehre büyük zarar veren ve üç gün boyunca söndürülemeyen yangının çıkmasına neden olan depremin ardından adeta yeniden inşa edilen şehirde yaklaşık 350 milyon dolarlık hasar olduğu söylenir. Şehrin hala yenilenmesine devam edildiğini de eklemeliyiz. Bir finans merkezi de olarak nitelendirebileceğimiz San Francisco batının Wall Street’i olarak da biliniyor. Yılın büyük bir zamanında sis altında görebileceğimiz şehre halk tarafından sisler şehri de deniliyor. Belki de en ünlü yapısı olan Golden Gate köprüsü sislerin arasında bütün ihtişamı ile göz kamaştırıyor. Dört yılda bitirilen ve 35 milyon dolara mal edilen köprü özellikle deprem zamanı çok ciddi şekilde esneyebilmesi ile nasıl bir mühendislik harikası olduğu hakkında az çok fikir verebiliyor. İkinci büyük köprü ise Bay Bridge adı verilen Alameda ve Contra Costa’yı birbirine bağlayan köprü. Şehri gezmek için kesinlikle Cable car denen nostaljik tramvayları kullanmalısınız. Çok keyifli olan bu yolculukta şehrin en işlek caddesi olan Market Street’ten Fisherman’s Wharf’a giderken eski zamanlardan bir esinti sunuluyor. Özellikle görmeniz gereken yerlerden Pier 39 ve Ghirardanelli Square’a uğramadan şehirden ayrılmayın. Meksika ve Latin kültürün hakim olduğu North Beach’te bulunan Mission District’te özellikle cafe restoran ve barları ile çok meşhur bir bölge. Mission, çoğu hispanik nüfusu ile çok eğlenebileceğiniz latin ve salsa barları ile oldukça ucuza yemek yiyebileceğiniz restoranları ile de tanınmakta. Haight Ashbury çiçek çocuk akımının başladığı yerdir. Chestnut ise daha çok Avrupa menşeili ve bu tarzda kafelerin bolca görülebileceği bir semt. Minyatür Asya olarak ta nitelendirebileceğimiz Japon ve çin mahalleleri de farklı bir kültürel mozaik oluşturmakta. Özellikle Chinatown’da İngilizce tabela göremediğinizde şaşırmayın. Halen San Francisco dasınız. Dirty Harry, Bullit gibi bir dönemin aksiyon filmlerinde de sıkça gördüğümüz inişli çıkışlı dik yokuşlu yollarda araba kullanmak artık şehir sakinleri için çok normal bir şey. Ayrıca şehrin en ünlü meydanı olan Union meydanı da kesinlikle görmeniz gereken yerlerden. Ünlü hapishane adası Alcatraz da turistler tarafından yoğun olarak ziyaret edilen bir yer. Bir dönem ağır suçlularını barındıran ada, Alcatraz kuşçusu adlı kitap ve film ile ülkemizde de iyi bilinmekte. Özellikle toplu taşıma yönünden çok zengin olan kent diğer şehirlere nazaran kişisel araç kullanımına ihtiyaç duydurtmuyor. Çok geniş otobüs ağı, metrosu ve Bart adı verilen hızlı tren ile hemen her yere kolayca ulaşabilmek mümkün. Marina ise şehrin ileri gelen zenginleri tarafından tercih edilen bir semt olma özelliğine sahip. İsmini adından da anlayabileceğiniz gibi yat limanından alıyor. Top of The Mark ise şehrin eşsiz manzarası ile birlikte içkinizi içebileceğiniz farklı bir yeri. Öğrenime de çok önem verilen San Francisco da Stanford ve Berkeley üniversiteleri eğitim kaliteleri ve öğrencilerine sundukları sosyal imkanları ile göz kamaştırmakta. Sosyal aktivite yönünden de çok zengin olan kentte kahvaltınızı yaptıktan sonra isterseniz alışverişe çıkabilir, isterseniz hemen yakında bulunan sahil ve ormanlarda yürüyüşe çıkabilirsiniz. Çok sayıda kültürel yapıya da sahip olan şehirdeki sanat müzesi ve sanat sarayını da gezebilir buralardan arkadaşlarınıza hediyelik eşyalar satın alabilirsiniz. Öğle yemeğinizi çok çeşitli kültürlerden olan yiyecekler ile renklendirebilir, bölgede bulunan cafe ve barlarda ister sıcak ister alkollü içeceğinizi tüketebilirsiniz. Hangisini yaparsanız yapın yüzünüzde keyifli bir gülümseme olacağı kesin. Çok sayıda alternatife sahip olan şehrin devasa alışveriş merkezlerinde ve ihtişamlı dükkanlarında alışverişe doyamayacaksınız. Turistik merkezlerin içinde yer alan şehrin en prestijli dükkanlarında her çeşit hediyelik eşya bulmak mümkün. San Francisco ya özgü hediyelik eşyaların başında Napa vadisi şarapları Golden gate köprüsü minyatürleri gelmekte. şehrin hemen her yerinde rastlamak mümkün olan bu ürünler oldukça da ucuz. Japon ve Çin kültürüne ait özgün parçaları da bulabileceğiniz şehirde çikolata da çok sevilen bir hediyelik. San Francisco da satılan ürünlere yüzde 8,5 eyalet vergisi konulsa da alışveriş filerinizi saklamayın çünkü havalimanında bu fişleri ibraz ederek vergi tutarını geri alabiliyorsunuz.