Title
Uzun Süre İşlem Yapmadınız

Listelenen otel fiyatları zaman aşımından dolayı değişmiş olabilir.Güncel fiyatlara erişmek için sayfayı yenileyin.

SAYFAYI YENİLE
Yeni
1. Oda
2. Oda Odayı Sil
ODA EKLE
1. Oda
2. Oda Odayı Sil
ODA EKLE
1. Oda
2. Oda Odayı Sil
ODA EKLE
Giriş Tarihi 25 Tem 2026 Cm
Çıkış Tarihi 26 Tem 2026 Pa
Giriş tarihi seçiniz
Çıkış tarihi seçiniz
Tarihlerimden Emin Değilim
Oda ve Kişi Sayısı 1 Oda, 2 Yetişkin
Hemen Ara
Sonuçları Haritada Göster

Rothenburg Otelleri

tesisin tanesini görüntülediniz

“En Genci 200 Yaşındaki Binalar Şehri” Bavyera, Almanya’nın güneyinde bulunan bir bölge ve buradaki kasabaları birbirine bağlayan yola ‘Romantik Yol’ deniyor. En güneyde Füssen şehrinden başlayan Romantik Yol, kuzeye doğru uzanıyor ve Würzburg şehrinde bitiyor. Aslında Ortaçağ’da bu yol, Almanya’nın orta kısmıyla güney kısmını birbirine bağlıyormuş ve ticari amaçlı kullanılıyormuş. Yol üzerinde eşsiz doğal güzellikler yanında Ortaçağ’dan kalan şatolar, kaleler ve köprüler de bulunuyor. Romantik Yol’un rotası 2. Dünya Savaşı sonrasında Almanya’yı işgal eden Amerikalılar tarafından bulunmuş. Savaş sonrasında da Almanya, savaşın kötü izlerini silmek amacı ile Romantik Yol’u sahiplenmiş. Bugün yılda üç milyondan çok ziyaretçi bu rotayı izliyor. Rot, Almancada kırmızı anlamına geliyor. Burg ise, Ortaçağ kasabası demek. Rothenburg Ortaçağ’dan bugüne çok iyi korunan bir şehir. Tauber Nehri’ni gören bir düzlükte kurulu olan Rothenburg, adını nehrin yakınındaki kırmızı çatılı evlerden almış. Resmi kayıtlarda şehrin adı, Rothenburg ob der Tauber olarak geçiyor. Anlamı, Tauber Nehri üzerindeki kırmızı kale. Rothenburg, Ortaçağ’dan başlayarak 1803 yılına kadar Özgür İmparatorluk şehriymiş. O tarihten sonra da Bavyera’nın bir parçası olmuş. Rothenburg’a turizmi getiren ve şehrin yeniden keşfedilmesini sağlayanlar ise, 1880’li yılların Romantizm sanatçıları olmuş. Arşivlerdeki belgelere bakılırsa şehir 970 yılında kurulmuş. Şehri saran surlarda 42 tane kule var. Şehre giriş yolları da bu kulelerin altından geçiyor. Çevredeki yapıların en genci neredeyse 200 yıllık. Nazi döneminde de Rothenburg gözde bir şehirmiş. Naziler gelen ziyaretçiler için Rothenburg’a günlük geziler organize etmiş. Rothenburg, Nazilerin gözünde diğer Alman şehirlerinden daha çok Alman kabul ediliyormuş. Rothenburg 2. Dünya Savaşı sırasında müttefikler tarafından bombalanmış. Şehir çok tahrip olmuş. Hitler tüm kasabanın sonuna kadar mücadele etmesi için emir vermiş ancak askerler bu emri uygulamamışlar ve şehri savunmaktan vazgeçmişler. Bu şekilde şehir tamamen imha edilmekten kurtulmuş. Amerikan askerleri şehri işgal etmiş ve Amerikalı generale, Rothenburg'un koruyucusu ünvanı verilmiş. Savaş sonrası hızlı bir toparlanma başlamış. Dünyanın her yerinden bağışlar alınmış. Güvenlik arttırılmış, trafiği azaltıcı önlemler alınmış ve turizm yeniden canlandırılmaya çalışılmış. Bu arada Rothenburg, çeşitli filmlere ve özellikle fantastik yapımlara konu olmuş. 1940 yılında yapılan Pinokyo filmindeki köy için Rothenburg esin kaynağı olmuş. Aslına bakılırsa Rothenburg kolay gezilebilen, küçük bir yer. Sokak aralarında birçok güzel kafe, lokanta ve hediyelik eşya satan dükkanlar var. Dükkan tabelaları gerçekten birer sanat eseri gibi. Şehir tarihi doku öylesine yoğun ki, buralar dolaşmak dışında pek yapacak bir şey de yok. Ancak surların dışında çıkıp Tauber kıyısında kısa yürüyüşler yapılabiliyor. Ayrıca nehir kenarında suni plajlar yapılmış. En azından gelenlere, güneşlenme olanağı sunuyor. Çocuklu aileler kukla ve oyuncak müzesini gezebilir. Hareketli kuklalar, bebek evler, çeşitli dönemlerden kalan birbirinden farklı oyuncaklar ilginç olabilir. Christmas Müzesi de bir alternatif olabilir. Noel hıristiyanlar için önemlidir. Noel’in, çağlar boyunca nasıl kutlandığını, nasıl gelişitiğini ve hangi malzemelerin kullanıldığını bu müzede görmek mümkün. Beş katlı binanın her katı Noel ağaçları ile dolu. Yürüyüş yapmayı sevenler, şehri çevreleyen iki buçuk kilometrelik surlarda bunu gerçekleştirebilirler. Hediyelik olarak çeşitli bira bardaklarından ya da Ortaçağ’ı resmeden gravürlerden alınabilir. Yerel üretilen Franken şarabı almak da iyi bir seçenek olabilir. Franken şarapları aynı zamanda, kısa ve yuvarlak görünümlü alışılmamış şişe şekilleri ile de dikkat çekiyor. Ayrıca meşe ağacı kullanılarak elde oyulan ve boyanan ağaç işçiliği çok farklı ürünler sunmakta. Üstelik ilave bir ücret ödemeden istenilen yazıyı üzerlerine yazdırmak da mümkün.