Title
Uzun Süre İşlem Yapmadınız

Listelenen otel fiyatları zaman aşımından dolayı değişmiş olabilir.Güncel fiyatlara erişmek için sayfayı yenileyin.

SAYFAYI YENİLE
Yeni
1. Oda
2. Oda Odayı Sil
ODA EKLE
1. Oda
2. Oda Odayı Sil
ODA EKLE
1. Oda
2. Oda Odayı Sil
ODA EKLE
Giriş Tarihi 27 Tem 2026 Pz
Çıkış Tarihi 28 Tem 2026 Sa
Giriş tarihi seçiniz
Çıkış tarihi seçiniz
Tarihlerimden Emin Değilim
Oda ve Kişi Sayısı 1 Oda, 2 Yetişkin
Hemen Ara
Sonuçları Haritada Göster

Santiago de Compostela Otelleri

tesisin tanesini görüntülediniz

“Katolikler İçin, Haç Yolunun Sonu” Galiçya Bölgesi, İspanya’nın kuzeybatısında yer alan, özerk bölgelerinden biri. Santiago de Compostela da Galiçya Bölgesi’nin başkenti. Galiçya’nın incisi sayılan, kuzeybatı İspanya’nın en meşhur bu şehrine her yıl yüz binlerce ziyaretçi gelir. Santiago, ismini ve varlığını Aziz Yakup’a borçlu. Santiago, Aziz Yakup’un İspanyolcası. Aslında bu şehir için her şey, MS 42 yılında başlıyor denebilir. Aziz Yakup, İsa’nın Kur’an’da da adı geçen 12 havarisinden biri. Aynı zamanda İncil’i yazan dört kişiden bir olan Yuhanna’nın da kardeşi. Hıristiyanlığı yaymak için İspanya’ya gelmiş. Kudüs’e döndüğünde Romalılar tarafından öldürülmüş. Ancak Kudüs’te toprağa verilmesine izin verilmemiş. Ona inananlar kemiklerini gizliden gizliye İspanya’ya getirmişler ve Santiago de Compostela’da gömmüşler. Bu şehrin bir taraftan da Meryem Ana’nın görüldüğü yer olduğunda inanılır. Aziz Yakup’un gömüldüğü yer 813 yılında tesadüfen bulunmuş. Arkasından kendisine inananlar tarafından gömüldüğü yer ziyaret edilmeye başlanmış. Bugünkü katedral 13. yüzyılda onun mezarının üzerinde yapılmış ve Katolikler için, haç yolcuğunun son durağı kabul edilmiş. Kilise bu ziyaretleri hoş karşılamaz ama kimse dinlemez. Her geçen gün ziyaretçi sayısı artar. Aziz Yakup’un gömüldüğü yer bir türbe olur. Ziyaretler çoğaldıkça türbenin etrafında yerleşim de artmaya başlar. 12. yüzyıla gelindiğinde Papalık tarafından burası Roma ve Kudüs’ten sonra üçüncü kutsal şehir olarak ilan edilir. Günümüzde Santiago de Compostela’nın orta çağdan kalan ilk yerleşim bölgesi Unesco tarafından Dünya Mirasları listesine alınmış. 2000 yılında da Avrupa’nın Kültür Başkenti ilan edilmiş. Bugün daracık sokakları, gösterişli kuleleri ve taş evleri ile hala ortaçağın havasını gözler önünde seriyor. Buranın nüfusu çok yüksek değil ama ünü her yere yayılmış durumda. Hala Katolik Hristiyanlar için önemli bir haç merkezi. Bugün hala bu haç yolunu yürüyerek gelen ziyaretçiler var. Günde ortalama 20 kilometre yürünürse eğer yaklaşık 1.5 ay sürüyor bu yol. Bugün bu yolu yürüyen ziyaretçilerin çok küçük bir kısmı haç niyetiyle yürüyorlar. Çoğunluk bu yolu daha çok tatil ve spor amacıyla yürüyor. Çünkü bu yürüyüş yolu, dünyanın en güzel manzaralarına sahip bir parkur. Santiago de Compostela’ya ulaşan bu yürüyüş yoluna St. James Yolu deniyor. Belirlenmiş birkaç yürüyüş rotası var. Hepsi Kuzeydoğu İspanya’da birleşiyor. Her yıl ortalama 130 bin kişi, tamamı 800 kilometre olan bu yolun son 100 kilometresini yürüyor. Bugün küçük bir turizm merkezi olan bu tarihi şehir genelde bütün Avrupa şehirlerinde görüldüğü gibi eski ve yeni şehir olarak ikiye ayrılıyor. Yapımı 13. yüzyılda tamamlanan Santiago de Compostela Katedrali ve etrafındaki meydan eski şehrin merkezi konumunda. Yeni yerleşim bölgesi de parkları ve caddeleri ile ayrı bir güzellik sunuyor. Ayrıca eski şehir bölgesine karşıdan bakan parkta bulunan seyir terası, doyumsuz bir manzara sunuyor. Eski şehri saran dar sokaklarda birçok tarihi bina var. Bu binaların neredeyse tamamı Gotik, Neo-klasik, Romanesk ve Barok yapıya sahip. Santiago de Compostela aynı zamanda bir üniversite şehri. Burada öğrenim gören 40 binden fazla öğrenci var. Bu da şehre ayrı bir canlılık katıyor. İklim olarak, şehir Atlantik’e açık olduğu için çok güçlü rüzgarlar alıyor. Ayrıca etrafını çevreleyen yüksek dağlar yüzünden de Avrupa’da en çok yağış alan yerlerden biri. Buraya gitmek için en uygun dönem, yağışların daha az olduğu ve hava sıcaklıklarının biraz arttığı Nisan ve Eylül arası dönem. Şehrin özellikle tarihi bölgesinde bulunan dar sokaklarında dolaşmak büyük keyif. Biraz soluklanmak için küçük meydanlarda ve ara sokaklarda kafeler de var. Bu arada tarihi karakterlerin kimliği ile dikilen canlı heykellere rastlamak mümkün. Onlarla fotoğraf çektirmek eğlenceli olabilir. Bir de canlı müzik yapan sokak müzisyenlerini dinlemek, belki de onların CD’lerini almak ilginç olabilir. Şehirde el işçiliği ön planda. Hemen her mücevherin üzerinde gümüş ve siyah işçiliğe rastlamak mümkün. Şehrin tarihi bölümünde San Pedro, Nova, Toural ve Caldeireria meydanları alışveriş açısında oldukça popüler. Şehrin yeni bölümünde de ana caddelerinde alışveriş için birçok mağaza var. Burası haç yolculuğunun son durağı olduğu için, dini figürler ve objelerin satıldığı dükkanlar da oldukça fazla. Fiyatlar bir Barselona seviyesinde değil ama çok da ucuz olduğu söylenemez. Hediyelik eşya olarak üstüne deniz kabuğu konmuş bastonlar alınabilir. Bunların benzerlerini geçmiş zamanda hacılar katedrale çıkarken kullanıyormuş.